Asr-ı Sefalet

Cennet bilirdim ilkin dünya denen bu kafesi Zindan görünür şimdilerde ondan beri her zerresi   Zehir saçar oldu beşer, haşretmiş hep gafiller Saçılan bu zehre elbet galip gelecek âminler   Ey yüreği imanlı imtihanı büyük en’em Zindandır sana dünya dedikleri bu şehvetli cehennem   Günah olmuş saadet, gaflet büyük marifet Düşme yeise kardeşim, Hakkın yevmi…

Aziz Babam

Dünyada boyun eğdiğim tek adam, asil babam Mazimizde masallara kafa tutan onlarca efsane Hatırımda onlarca muhabbet sana dair Arkamda koca bir çınar, omzumda sıcak bir pençe Geleceğe dair ne varsa hepsi sana dilbeste Benim babam adam gibi adam Hani derler ya çınar misali bir pehlivandır benim babam Çınar’ın misali bile emsalsiz kalır senin yanında Hani…

Zulmet-i Zulm

Çağdaşlık dedikleri masumlara bomba atmakmış Aydınız dedikleri soğuk, içi boş bir karanlıkmış Kanlı eller vicdanın o en uç köreltisi Zulmet-i zulm sahipleri o soysuz soylularmış En ağır edebiyatı dahi sığdırsam şuncacık satırlara Ne anlam peyda eder bu zulmü yapan alçaklara Ne de fayda eder gaflette saklı seyirci kalanlara Alkışlarınızı kendinize saklayın ey kendini aydınlıkta sanan…

Tenkidiye

Bilmem kaç tane alim düşmüş birbirleri ile ihtilafa Bilmem kaç tane cühela inanır araştırmadan onca lafa Nede olsa garanti ettin cenneti değil mi Müslüman Geçtik iman köprüsünden sana kaldı müdafaa Sen en güzel cihatı internetten yaparsın Sahte alim hocanı izlemeye doyamazsın Sorsam namaz kaç vakittir veremezsin belki cevap Olsun senin kalbin temiz attığın adım sevap